.:: Anasayfa ::. .:: Profilim ::. .:: Arsivim ::.
spacer.gif (63 bytes)

Kategorilerim

Son Yazılarım

http://sancakbey35.blogcu.com/


























13/3/2008
22:04

Cheney geliyor, niye geliyor, ne getiriyor

Dick Cheney geliyor. 3 gün sonra Ankara’da. Umman, S. Arabistan, İsrail, Batı Şeria ve Türkiye’yi kapsayan bir Ortadoğu gezisi.. Duraklarına bakıldığında, bu gezinin İran’ı ilzam eden bir gezi olduğu besbelli.

Gelenin Cheney olması başlı başına üzerinde durulması gereken bir konu. Zira Cheney, Bush yönetiminin, özellikle “dosya” İran olduğunda, “en şahin” ismi. Amerikan başkan yardımcısının bürosu ve özel kalemi de “İran’a askeri karşılık verilmesi” yanlısı olduğu bilinen en ateşli İsrail yandaşlarıyla, -başta David Wurmser- dolup taşıyor. “Neo-con’lar” diye bilinenlerin en “şahin” unsurları bunlar.

Cheney ziyaretinin zamanlaması da “konuk Amerikan başkan yardımcısı”nın özellikleri kadar özellikli. Cheney gezisi, ABD’nin Ortadoğu’yu Afganistan’ı da kapsayan askeri komuta merkezi, “Central Command”in (Merkez Komutanlığı) başındaki Amiral William Fallon’un istifasının hemen ertesine denk düşüyor.

Amiral Fallon’u, Savunma Bakanı Robert Gates, “Pentagon’un en parlak stratejik beyinlerinden biri” olarak tanımlamıştı. Bir ay kadar önce Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen “ABD-İslam Dünyası Forumu”nda panelistti ve kendisini dinlemek fırsatını bulmuştum. Mithat Bereket, onun katıldığı paneli yönetmiş, ayrıca CNN-Türk için bir de söyleşi yapmıştı.

Amiral Fallon’u izlerken ve dinlerken, tipine, seçtiği sözcüklere bakarak, “Herhalde dünyada rastlanabilecek en sivil kafalı askerlerden biri” düşüncesini geçirmiştim. Fallon’un, General John Abizaid’in yerini aldıktan topu topu bir yıl geçtikten sonra istifası, şaşırtıcı oldu. İstifa gerekçesi, Başkan George W. Bush ile “İran politikası” konusunda görüş ayrılığı ile açıklandı.

İstifasına Thomas P.M. Barnett imzalı, Esquire dergisinde çıkan bir makalenin neden olduğu ileri sürüldü.

 

***                 ***               ***

 

Thomas P.M. Barnett ismi, benim için çok tanıdık. Amerikan Deniz Harp Okulu’nun kıdemli stratejisti ve profesörü. Aralık 2002’de Esquire dergisi, “The Best and the Brightest” (En İyisi ve En Parlağı) adlı özel sayısında “The Strategist” ilan etmişti. Yani, adeta “stratejist”in sözlük karşılığı Thomas P.M. Barnett ve Pentagon’un bu yüzyıla ilişkin en çarpıcı stratejik düşüncelerine sahip beyinlerinden biri sayılıyor.

“The Pentagon’s New Map-War and Peace in the Twenty-First Century” (Pentagon’un Yeni Haritası-Yirmi Birinci Yüzyılda Savaş ve Barış) ve “The Pentagon’s New Map-Blueprint for Action-A Future Worth Creating” (Pentagon’un Yeni Haritası-Eylem Planı-Yaratmaya Değer Bir Gelecek) başlıklı kitapları 2004 ve 2005 yıllarında ABD’de “en çok satan kitaplar” listesinin başında yer aldı.

 

 

Türkiye’de ise Amerikan askeri stratejileriyle hakkında, çoğunluğu İngilizce bilmeyen ulusalcı-Ergenekoncu kalemlerin palavralarıyla yazdıkları kitapların “en çok satanlar listesi”ne girmesi, hayli “ironik” bir hal.

 

Thomas P.M. Barnett, Amiral Fallon’u Esquire yazısında, “İran’a Amerikan taarruzunun önüne dikilen engel” olarak tanımladı ve “Eğer, Bush yönetiminin ömrünün sona erdiği bir dönemde, İran’la savaşa girersek o bir adamın üzerine yıkılacak. Eğer, İran’la savaşa girmezsek, bu yine aynı adam sayesinde olacak. O, Bush evrenindeki en nadir bulunan yaratıklardan biri; İran konusunda iyi polis ve stratejik parlaklığın ta kendisi” diye yazdı.

 

 

Barnett, Fallon’un bu durumda görevden alınması gerektiğini de yazısında işaret etti. Esquire’daki bu yazı, Fallon için “ölüm fermanı” hükmüne geçti. Fallon, istifa etti. Her ne kadar, Robert Gates, Fallon’un bu nedenle istifa etmiş olmasını “saçma” diye nitelediyse de Amiral Fallon’un Bush ve özellikle Cheney’in İran yaklaşımı ile ters düştüğü için istifa etmiş olması, genel bir kabul görüyor.

Bu durumda, Cheney’in, bu yıl içinde “İran’a saldırı” tasarladığını düşünebilir miyiz? Türkiye ziyaretini de bu çerçeve içinde görebilir miyiz?

New Yorker dergisinin yıldız imzası Seymour Hersh’in kanısı bu yönde. Son 3 yıl içinde Washington’a her gittiğimde görüştüğüm Seymour Hersh’ten bu kanaatini dinledim.

Seymour Hersh, Bush yönetiminin, ABD ve dünya siyasetinin “alacakaranlık kuşağı”nda olduğu bir anda, “giderayak” İran’a vurabileceğini düşünüyor. 2008 sonbaharı civarlarında.

2006 yılında Tahran’da iken, Seymour Hersh’ün İran’a savaş planlarını açığa vurduğu “İran Plans” (İran Planları) başlıklı yazısı bomba gibi patlamıştı. Bir hafta sonra, İstanbul’da Seymour Hersh, benim aracılığımla buluştuğu İranlı tanınmış bir entelektüele haber kaynaklarını ayrıntılı biçimde anlatmıştı. Ağzından, nefrete yakın bir vurguyla telaffuz ettiği Cheney sözcüğü tekrarlanıyordu.

 

***           ***          ***

 

Cheney, Türkiye’yi de içine alacak gezisine başlamadan kısa bir süre önce Washington’da muhafazakârların kalelerinden Heritage Foundation adlı düşünce kuruluşunda yaptığı konuşmada, “1972'de 9 ülke balistik füzelere sahipti. Bugün, bu sayı en az 27. Ve bu rakam, kendi halklarını baskı altında tutan, komşularını sindirmeyi ve onlara hükmetmeyi amaçlayan ve terörist gruplara aktif destek sağlayan hasım rejimleri kapsıyor” dedi ve “Kuzey Kore’nin potansiyel füze tehdidinin yanı sıra İran ve Suriye’den kaynaklanan ve bu yönde artan bir tehdit”ten söz etti. Şöyle devam etti: “Tahran, en yakın süre olarak önümüzdeki on yıl içinde ABD’yi vurabilecek ICBM üretmesine imkân verecek teknolojileri geliştirmeyi sürdürüyor. İran rejiminin Amerika nefretini, İsrail’i yok etmek vaadini ve bir nükleer silah için kullanılabilecek teknolojiyi geliştirmek için sürdürdüğü çabaları göz önüne alırsak, bu, hepimizin ciddiye alması gereken bir tehdittir.”

Bu arada, BBC’nin yaptırdığı uluslararası kamuoyu yoklamasında, İran’ın nükleer programını durdurmak için “askeri harekât yapılması veya yaptırım uygulanmasına verilen desteğin en hızlı arttığı ülke”nin Türkiye olduğu ortaya çıktı.

Ankete katılan ülkelerde söz konusu destek azalırken, İsrail’de yüzde 61’den yüzde 72’ye çıkmış; Türkiye’de ise yüzde 21’den yüzde 33’e.

Bu artışın, AK Parti iktidarıyla irtibatlı “laiklik-başörtüsü tartışmaları” ve “İslam korkusu”yla ilgili olduğuna pek az kuşku var.

Cheney, Türkiye’ye İran ve Suriye ile yakın bir AK Parti hükümeti ve muhtemelen kendisine “anlayışlı” bir genelkurmay ile görüşmeye geliyor.

Bu ziyaretin, içeriği ve sonuçlarının, şu sıralarda Türkiye gündemini işgal eden konulardan daha ilginç ve önemli olduğuna da kuşku olmamalı...

13/3/2008
01:37

Keşke, ağzımı açıp o soruyu sormasaydım...

Keşke, ağzımı açıp o soruyu sormasaydım...


Muhalefet liderleri ile Genelkurmay Başkanı arasındaki tartışma, hem sivil hem de askeri kamuoyunda rahatsızlık yaratıyor. Aslında, Genelkurmay Başkanının muhtırayı andıran o ünlü açıklaması ve şu son tartışmalar, artık bu gerilime nokta konması gerektiğini gösteriyor. Zira tartışma sürdükçe, taraflar kendi kendilerini yaralıyorlar. Bunun da farkındalar. Bende o meşum soruyu sorup galiba ateşi canlandırmış oldum. Ancak, ben sormasam başkası sormayacak mıydı sanki ?

Galiba bu tartışmanın devam etmesine biraz da ben sebep oldum.

           

Genelkurmay’ın düzenlediği terörle mücadele konferansına katılmıştım. Sabah erken gittim ve baktım Org. Büyükanıt, etrafında subaylarıyla konuşuyor. Göz göze geldik. Sevecenlikle selamladı. Geldiğimden dolayı memnun olduğunu söyledi. Zaten son derece kibar ve sohbet etmekten hoşlanan bir kişiliği vardır. Eğer ağzımı açmayıp, sadece teşekkür ederek yanından ayrılmış olsaydım, belki de bu tartışma devam etmeyecekti.

           

Ancak, muhalefet liderlerini hain kelimesini kullanarak suçlayan açıklamayı kimin yazdığını merak ediyordum. Nedeni de, böyle bir açıklama kurum olarak Genelkurmay Başkanlığı tarafından hazırlanmışsa anlamı başka olacaktı. TSK, kendi muhalefetine muhtıra veren ilk ordu olacaktı.

           

Genelkurmay Başkanı’nın sevmediği soruları dahi yanıtladığını bildiğimden dolayı    Açıklama çok sertti, siz mi yazdınız? “ diyecek oldum.

           

Kıyametler koptu.

           

Zaten önceki gün ve dün bol bol dinlediniz veya okudunuz. Tekrarlamama gerek yok.

           

Kavga yeniden alevlendi.

           

Aslında Genelkurmay Başkanı’nın konuşma veya tartışmayı sürdürme niyeti yoktu. Adeta ben çanak açmıştım. Sonradan kendimi kötü hissettim. Ancak şunu da söylemeliyim, eğer ben sormasam, aynı toplantıya gelen diğer gazeteciler mutlaka soracaklardı. Aralarında tek akıllı benmişim gibi bir sonuç çıkmasın. Hepsi deneyimli gözlemciler ve sorularını esirgemeyen insanlar. Genelkurmay Başkanı da, istese yanıtlamaz, bu konunun artık kapandığını söylemekle yetinirdi.

 

Konuşmaya başlayınca anladım ki, Org.Büyükanıt  olayı çok kişisel almış. Çok yaralanmış. Baykal’ın tonundan, Bahçeli’nin de sözlerinin ağırlığından kırılmış.

           

Konferansa katılan askerlerle konuşurken, dikkat ettim, MHP’de liderin yakınında duran bazı emekli generallerin Bahçeli’yi kışkırttıklarına inanılıyor. Parti’nin türban yaklaşımı ve Ülkücülerin kendilerini askere yakın göstermeleri, bazı emeklilerle birlikte dernekler kurmaları, Genelkurmay’da çok rahatsızlık yaratmış. Hatta bunların nasıl önüne geçilebilineceği kuliste konuşulan konulardan biriydi.

           

Neyse, bütün bunlar işin biraz perde arkası , ancak olay öyle bir boyuta ulaştı ki , artık gerçekten frene basmak gerekiyor.

 

Emekliliğine 4-5 ay kala, Genelkurmay Başkanı lafını esirgemiyor. Zaten açıklamayı kendisinin yazması ve kurumsal bir yapı içine sokmaması da, bunun bir işareti sayılabilir.

 

Gerekçesi ne olursa olsun, TSK’nın ne İktidar, ne de muhalefetle kavga etmesi, kamuoyu tarafından benimseniyor. Aksine, kamuoyu rahatsız oluyor.

 

Aynı şekilde, muhalefetin de, hakkı olmasına rağmen, ordusuyla tartışıyormuş izlenimi vermesi sevilmiyor.

 

Artık, sen şunu dedin-ben bunu dedim yerine, Kuzey Irak yönetimi ile ilişkilerin nereye götürüleceği ve Kürt sorunundaki açılımları konuşmak çok daha yararlı olmaz mı ?

                                   *                                 *                                 *

 

“KÜRDİSTAN” IRAK ANAYASASINA GİRDİ

 

Irak Cumhurbaşkanı Ankara’dayken bütün konuşmalarında sık sık “Irak Kürdistan Bölgesi” dedi. “Kürdistan Bölgesel Hükümeti”nin faaliyetlerinden söz etti.

 

Dikkat ettim, bu kelimeler bizim birçok kesimimizde fena halde alerji yaratmış. Fatih Çekirge, Bakan Cemil Çiçek’in bu lafı duyunca suratının asıldığını yazmış. Medyanın önde gelen kişileriyle konuşurken “Büyük gaf. Adam suratımıza karşı Kürdistandan bahsediyor, hem de Cumhurbaşkanlığı Köşkünde bunu tekrar ediyor. Bizler de seyrediyoruz” dediklerine tanıklık ettim.

 

Nedir bu alerji?

 

Neden Kürdistan kelimesinden bu kadar korkuyoruz?

 

Herşeyden önce, Saddam döneminde dahi , Habur’dan geçip Irak’a girdiğinizde “Kürdistana hoş geldiniz“ yazardı. Hepimiz gördük. Zira Saddam onlara geniş otonomi tanımıştı.

 

Şimdi, Irak anayasasında Kuzey Irak’tan “ Kurdistan region of Iraq- Irak Kürdistan bölgesi”diye söz ediliyor. Aynı şekilde, resmi yazışmalar dahil “ Kurdistan Regional Government- Kürdistan Bölgesel Hükümeti”der.

 

Bu durumda ne yapmamız gerekiyor.

 

Adamlara “ adınızı değiştirin “mi diyeceğiz ?

 

Artık bu kadarına gerek yok.

 

Koskoca bir Türk Devletini bu kadar küçük düşünmeye zorlamamalıyız.

 

Mehmet Ali BİRAND

13/3/2008
01:22

Barzani ile görüşülüyor

BARZANİ İLE GÖRÜŞÜLÜYOR..

Dünkü “Kürdistan’ı tebliğ etti, gitti” başlıklı yazım üzerine Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek aradı.
“Ben, ’Dünün postal yalayıcısı’sözünü Talabani için değil, Barzani için söyledim” dedi.
Bu açıklama üzerine, her hafta Salı olan yazı günümü beklemenin gecikmeye yol açacağını düşündüm ve şimdi yazıyorum. Cemil Çiçek’in telefonla yaptığı açıklamalar, bu konuda yeni bilgi ve teyitler(doğrulamalar) içeriyor.
Yeni tartışmalara da gebe..


“İSTİHBARAT VE DIŞİŞLERİ GÖRÜŞÜYOR”
Ülkesinin egemenliğini işgalci ABD’ye gönüllü teslim eden Irak’ın sözde ve kukla Cumhurbaşkanı Talabani, Ankara’ya yaptığı ziyarette, hem “Kürdistan” dan söz etmiş, hem de “Barzani ile görüşün” demişti.
Meğerse görüşüyormuşuz!..
Türk kamuoyu ve basını “Bu görüşme olur mu?” ve “Bu kadar da olmaz” diye düşünürken, Cemil Çiçek bu görüşmenin uzun süredir olduğunu teyit etti:
“Devlet aşiret reisleri ile de görüşür. Bunlar İstanbul’da  toplandı, Ankara’ya geldiler daha önce. Bu görüşmeler uzun süredir yapılıyor.”
Beni arayan Çiçek’e, “Kim görüşüyor?” diye sordum.
“İstihbarat ve Dışişleri birimleri görüşüyor” dedi.


“TÜRKİYE KALE  ARKASINDAN  SEYRETMEZ!..”
Başbakan Yardımcısı Çiçek, “Türkiye gelişmeleri kale arkasından seyretmez” diye devam etti.
Sorularım üzerine, “Senin gibi bir gazeteci bunları bilmez mi? Bunlar çok olağan” tavrıyla şunları söyledi:
 “Türkiye Cumhuriyeti, Irak’taki Türkmen ve Şii liderlerle de görüştü. Onları seçime girmeye ikna etti.
Türkiye orada önemli rol ifa ediyor.”
Talabani ve ABD’nin eskiden bu yana “Barzani ile görüşmemizi” istemesini netleştirmek için “Yani biz resmen görüşüyoruz, öyle mi?” dedim.
Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in “İyi soru soran Cevizoğlu bana amma da safça soruyor” diye düşündüğü ses tonundan hissediliyordu:
“Resmen muhatap kabul edip etmeme önemli. Devletin Barzani’yi resmi muhatap kabul etmesi başka, birimlerimizin görüşmesi başka. Resmi muhatabımız Irak merkezî hükümetidir.”


BARZANİ’NİN  NANKÖRLÜĞÜNE YANIT..
Cemil Çiçek, hâlâ “Dünün postal yalayıcısı” sözünde ısrarlı.
Ancak, muhatabı farklı.
“Barzani’nin Talabani’den fazla rahatsız edici beyanları var. Bu sözlerim Barzani ile ilgilidir. Barzani’nin, Türkiye ile ilgili rahatsız edici açıklamaları oldu.
Türkiye’nin vaktiyle kendisine yaptığı iyiliği hatırlatmak için söyledim.
Bu sözlerimin arkasındayım.”
Başbakan Yardımcısı, Talabani geldiğinde kendisine refakat etmesinin “Devlet görevi” olduğunu vurguladığı konuşmasında, “Sizin yazılarınızı başkaları kaynak olarak kullanır, yanlış anlaşılma olur. Bunu düzeltmek istedim” deyince, ben de tarihe doğru bilgiyi kaydetmek istedim.
Ancak, Barzani ve diğer aşiret liderleri ile yapılan görüşmeler ve içeriğinin de yeni tartışma yaratacak boyutta olduğuna inanıyorum

Hulki CEVİZOĞLU




DESIGNED BY GULLERE VURGUN

LINKLERIMIZ

: ELİT1GRUP SINEMA

: ELİT1GRUP RESIM

: ELİT1GRUP RADYO

: DEPREM IZLE

SAYAC 2

Image Hosted by ImageShack.us